Katarakt Nedir?
Katarakt, göz bebeğinin ve renkli iris dokusunun arkasında bulunan, normal olarak şeffaf yapıda olan insanın doğal göz merceğinin kesifleşerek bulanık görmeye
yol açmasıdır. Katarakt çoğunlukla yanlış olarak bilindiği gibi gözün önünde büyüyen bir kitle veya zar değildir.
Katarakt Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?
Eskiden ameliyattan sonra hastaların uzun bir süre hastanede kalması gerekiyordu. Yeni tekniklerle hasta kısa zamanda evine dönebilmektedir. Özellikle fako
tekniği ile ameliyat olan hastalar aynı gün eve dönüp ameliyattan 2-3 gün sonradan itibaren normal hayatlarına dönebilmektedirler. Kişiden kişiye yara
iyileşmesi farkları olmakla birlikte hastalar ameliyattan sonraki gün iyi görmeye başlarlar.

Katarakt Ameliyatı Sonrası Göze Damlalar Nasıl Konulmalıdır?
Ameliyat sonrası göze damlatılacak damlalann hastanın bir yakını tarafından yapılmasında fayda vardır.
* Göz damlaları konulmadan önce eller iyice yıkanmalıdır.
* Ameliyat sonrası size birden fazla damla konulması önerilecektir. Her iki damla aynı anda damlatılmamalıdır, damlalar arasında etkileşim olabilir. Birinci
damladan en az 10 dakika sonra ikinci damla konulmalıdır. Damla konulmadan önce şişe çalkalanabilir.
* Damla koyarken yukan doğru bakılıp alt kapak aşağı doğru çekilerek göz kapağının içine doğru, damlanın ucu göze değdirilmeden konulmalıdır.
* Damlalara uyanık olunan süre boyunca devam edilmelidir, gece uyurken kalkıp damla konulmasına gerek yoktur.

Katarakt Ameliyatı Sonrası Hastalar Nelere Dikkat Etmelidir?
Fako tekniği ile yapılan katarakt ameliyatları sonrası çok hızlı bir iyileşme süreci yaşanmakla birlikte hasta 1 hafta kadar aşırı zorlanmalardan, ağır
kaldırmaktan, fiziki zorlanmadan kaçınmalı ve gözündeki basıncı arttırmamalıdır. Fako tekniği ile ameliyat olan hastanın yüzü ve saçı ameliyattan 5 gün sonra
göze dikkat etmek suretiyle yıkanabilir. Ancak gözün iyileşmesi tam tamamlanmadığından dolayı, enfeksiyon riskinden kaçınmak için hastanın 15 gün kadar bir
süre denize veya havuza girmemesinde fayda vardır. Ameliyat sonrası yaklaşık 1 ay kadar göz damlalarını doktorun önerdiği şekilde kullanmak gerekir. Ameliyat
sonrası gözlük muayenesi iyileşme sürecine bağlı olarak 20. ile 30. gün arasında yapılmaktadır. Ameliyat sonrası hasta doktorunun önerdiği şekilde 3 veya 4 kez
kontrole gelecektir. Yine de gözde meydana gelebilecek ani bir ağrı, kızarıklık veya görme bulanıklığında hastanın derhal doktoruna müracaat etmesi gerekir.

Kataraktın Nedenleri Nelerdir?
* Kataraktın en önemli nedeni ilerleyen yaşa bağlı olarak göz merceğindeki hücreler ve proteinlerdeki yapısal değişikliklerdir. Katarakt
oluşum sürecini kişinin genetik yapısı, fazla güneş ışığına maruz kalması, kortizon gibi bazı ilaçların kullanımı ya da kişinin yaşam ve
beslenme koşulları hızlandırabilir.
* Diğer bir katarakt nedeni başta şeker hastalığı olmak üzere metabolik hastalıklardır.
* Başka bir katarakt nedeni travma dediğimiz göze gelen darbelerdir.
* Nadiren de olsa katarakt doğum sırasında hamilelikteki bazı faktörlere bağlı olarak bulunabilir.
Kataraktın Belirtileri ve Tipleri Nelerdir?
Kataraktta göz merceği şeffaflığını yitirdiğinden dolayı retinadaki görme merkezine ışık ve görüntü net olarak düşmez; bu nedenle kataraktın en önemli belirtisi
görme azlığıdır. Bunun yanında kataraktın çeşitli farklı tipleri vardır; bu tiplere göre başlangıç belirtileri farklılıklar gösterebilir. Bu tipler şunlardır.

Nükleer Katarakt: Merkezdeki kataraktın çekirdeğinden başlayan bu katarakt tipinde ilk başta gözde miyopi oluşumu ile uzak görmede bozulma, yakın görmede
düzelme meydana gelir. Ancak hasta karanlıkta daha belirgin görme bulanıklıkları tarif eder, bu hastalar renkleri daha soluk ve cansız görürler. Yaşlılarda sıklıkla
karşılaşılan bu tipte hasta kataraktı ile uzun süre yaşayabilir.
Arka Subkapsüler Katarakt: Göz merceğinin arka zarına yakın bölümünden başlayan bu katarakt tipinde ışıklı ortamlarda bulanık görme, yakın görmede zorlanma,
ışıklann etrafında halkalar görme şeklinde belirtiler görülebilir. Bu katarakt tipleri daha erken dönemde ameliyatı gerektirirler.
Kortikal Katarakt: Göz merceğinin çevresel bölümünden başlayan bu katarakt tipinde de görüntülerde karışıklıklar, ışık yansımalan ve görme berraklığının kaybı
söz konusudur. Bu katarakt tipinde de hasta uzun süre ameliyat olmadan yaşayabilir.
Matür Katarakt: Bu tipte ilerlemiş ve göz bebeğinin arkasında
beyazlaşmış katarakt söz konusudur. Bu tip katarakt larda hasta görmesini
tamamen kaybetmiştir ve derhal ameliyat gerekir.
Katarakt Neden Önemlidir?
Katarakt bütün dünyada ileri yaşlarda görme azlığının en sık görülen nedeni olması ile önemlidir. Yaşa bağlı olarak artan katarakt gelişimi nedeni ile insanların
gittikçe uzun bir yaşama sahip olduğu dünyamızda ve ozon tabaka sındaki incelmeye bağlı maruz kalınan ultraviyole ışığındaki artmanın da etkisiyle katarakt
ameliyatlarının sayıları her geçen gün artmaktadır.

Kataraktın Tedavisi Nedir?
Kataraktın dünyadaki tek tedavisi ameliyattır. Katarakt oluşmaya başladıktan sonra onu önleyecek veya geriye döndürecek hiçbir ilaç, gözlük tedavisi ya da
perhiz yoktur. Katarakt bir ay gibi kısa bir sürede hızla gelişebilir ya da yıllar boyunca yavaş ilerleyebilir. Genellikle önce bir gözde başlayan katarakt zamanla
diğer gözde de gelişir.

Katarakt Ameliyatına Nasıl Karar Verilir?
Katarakt ameliyatına karar vermek, hastanın görmesinin azalma miktarına ve bunun hasta yaşamını nasıl etkilediğine bağlıdır. Aktif bir yaşam süren ve net görmeye
çok ihtiyaç duyan birisi çok daha erken dönemde ameliyat olurken, daha az görme ihtiyacı olan diğerleri daha geç dönemde ameliyat olabilir. Ameliyat teknikleri
ilerlediği için kataraktın olgunlaşmasını beklemeye gerek kalmamıştır, tam tersine yeni tekniklerde çok beklemiş kataraktın ameliyatı daha zor olmaktadır. Bununla
birlikte bazen katarakt hastanın yaşamını çok etkileyecek bir görme azalmasına yol açmasa da, göz tansiyonun artmasına veya göz içi reaksiyonuna yol açabilir. Bu
durumda da hastanın erken dönemde katarakt ameliyatı olması gerekmektedir.

Katarakt Ameliyatları Nasıl Yapılır?
Katarakt ameliyatının amacı kesifleşmiş insan doğal merceğinin alınarak yerine yeni bir göz merceği takılmasıdır. İnsan göz merceği, kırma gücünün yardımı ile
göze gelen görüntünün gözün arkasında bulunan göz merkezinde odaklanmasını sağlar. Katarakt ameliyatında kesifleşmiş göz merceğinin gözden dışarıya alınması
katarakt tedavisinin yalnızca bir kısmıdır. Alınan göz merceğinin yaklaşık 20 derecelik kırma gücünü yerine getirmek için ameliyatla göz içerisindeki doğal göz
merceğinin zar yuvasının içine suni göz içi mercekleri yerleştirilmektedir. Suni göz içi merceğinin bakımı yoktur, gözün içinde kalıcıdır ve hasta tarafından
hissedilmez.
Mikroskop altında gerçekleştirilen modern katarakt ameliyatı teknikleri temelde ikiye ayrılır. Bunlardan bir tanesi klasik ekstrakapsüler olarak adlandırılır. Bu
teknikte göz geniş açılır, katarakt dışarı alınır ve göz içi merceğinin takılmasını takiben gözün dikişle kapatılır. Bu teknik göz içi merceklerinin uygulanmaya
başladığı ilk dönemlerde önemli bir teknik olarak yerini almıştır. Ancak bu teknikte bazen kataraktın dışarı alınmasında sorunlar yaşanabilmektedir ve daha
önemlisi ameliyat sonrası gözü kapatmak için atılan dikişlere bağlı olarak gelişen astigmat görme kalitesinde düşmeye veya gecikmeye neden olmaktadır. Bu nedenle
dünyada uygulanan en yeni ve en üstün teknik halk arasında laser olarak da bilinen fakoemülsifikasyon (kısa adı ile fako) tekniğidir. Bu teknikte göz çok küçük
birtakım kesilerle açılmakta, göz merceğinin zarı dairesel olarak açılmakta, katarakt fakoemülsifikasyon cihazının ultrasonik enerjisi yardımı ile gözün içinde
parçalanıp emilerek temizlenmekte, yine küçük kesiden katlanabilir yapıda göz içi merceği lens zarının doğal yuvasının içine konulmakta ve göz dikişsiz olarak
kendiliğinden kapanmaktadır. Bu ameliyat normal olarak 15-20 dakika sürmektedir. Fako tekniğinin en önemli avantajı, geniş bir keşi olmadığı ve kapalı sistemde
çalışıldığı için erken dönemde görme düzeyini arttıran, oldukça güvenli, riskleri çok az olan bir yöntemdir. Bu nedenle hastalar genellikle ertesi günden itibaren
çok iyi bir görme seviyesine kavuşmaktadır.
Klasik dikişli ekstrakapsüler katarakt ameliyatı sırasında lokal anestezi denilen gözü iğne ile uyuşturma şeklinde anestezi uygulanırken dikişsiz fako tekniğinde
ağrı daha az duyulduğundan yeterli uyum sağlanabilen hastalarda sadece göz damlası ile uyuşturarak ameliyat gerçekleştirilebilmektedir. Çocuklarda ve gerekli
iletişimin sağlanamadığı hastalarda genel anestezi tercih edilir.
Ameliyat öncesi takılacak göz içi merceğinin derecesinin ölçülmesi de çok önemlidir; bunun biyometri denilen yöntemle doğru olarak saptandığı ve fako tekniği ile
dikişsiz olarak ameliyat edilen hastalarda genellikle hiç gözlüksüz iyi bir uzak görme sağlanır; hatta bazı hastalarda daha önce kullandığı gözlüklerden kurtulma
bile söz konusu olabilmektedir. Ancak çok ince bir uzak gözlüğü daha iyi görme için kullanılabilir ve iyi bir yakın görme için gözlük takılması gereklidir.
Katarakt Ameliyatının Riski Var mıdır?
Dünyada hiçbir operasyon risksiz değildir ve hiçbir göz cerrahı %100 garanti veremez. Ancak katarakt
operasyonu günümüzde en güvenli, en kolay kontrol edilen operasyonlardan biridir. Bilimsel yayınlarda
katarakt operasyonu sırasında %2 oranında komplikasyon dediğimiz beklenmeyen ve istenmeyen durumlarla
karşılaşıla bileceği bildirilmektedir. Bunun yanında çok geç kalmamış, erken dönemde öpere edilen gözlerde
yine komplikasyon riski azalmaktadır. Herhangi bir komplikasyon gelişmesi durumunda müdahale edilerek
düzeltilmesi mümkündür. Bazı katarakt tipleri normal standart bir gözden ve lensden farklı özellikler taşır.
Bunlar çok gecikmiş ve çok sertleşmiş kataraktlar, göz bebeğinin tam genişlemediği gözler, göz içi iltihabı
veya göz içi ameliyatı geçirmiş gözler, pseudoeksfoliasyon dediğimiz göz merceğinin ön zarında soyulma ve
lens bağlarında zayıflama olan gözler ile daha önce göz travması geçirmiş gözlerdir. Bunlarda ameliyat daha
zor olmaktadır ve bu ameliyatlar daha fazla risk taşımaktadır. Ancak birtakım ek malzemeler ile bunlarında
günümüzde yüksek basan ile tedavisi mümkündür.
Katarakt Ameliyatlarından önce ve Ameliyat Sırasında Hasta Nelere Dikkat Etmelidir?
* Ameliyat sabahı kahvaltı edilebilir, ancak çok ağır olmamalıdır.
* Diabet, hipertansiyon, astım gibi sistemik hastalıklar için kullanılan ilaçlar ameliyat günü kesilmemelidir. İnsülin dozuna, oral antidiabetik tedaviye ve diyete
uymaya her zamanki gibi devam edilmelidir. Ameliyat günü sistemik olarak kullandığınız ilaçlan yanınızda getirmenizde fayda vardır.
* Ameliyat günü sabahı yüz iyice yıkanmalıdır, makyaj yapmaktan, losyon ve parfüm sürmekten kaçınılmalıdır, bilezik ve yüzük gibi takılar ameliyat sırasında
yanınızda olmamalıdır.
* Ameliyat sırasında uyutulmayacağınız için her an doktorunuzla iletişim halinde olacaksınız, söylemek istediğiniz bir şey olursa doktorunuza o an iletebilirsiniz.
* Ameliyat sırasında başınızı ve gözünüzü kısa bir süre için hareket ettirmemenizde fayda vardır.
* Ameliyat sırasında aşın gerginlikten ve kendinizi sıkmaktan kaçınmanız gerekmektedir.
* Ameliyattan sonra eve yalnız dönülmemesi, araba kullanamamasında fayda vardır.